Yücel ile kardeşi ve nişanlısı bizim cafeye gelmişlerdi. O gece numaramı aldı. Ertesi gün beni aradı. Yıllar sonra beni görmek çok güzelmiş, çok başarılı ve sağlam duran bir kadın olmuşum. Eski günleri özlemiş falan filan. Ben de resmiyetimi hiç bozmadan kibarca mesafemi koydum. Sonuçta o nişanlı bir adamdı ve artık ona karşı bir şey hissetmiyordum. O eskiden de böyleydi çapkındı. Ayrılma sebeplerimizden biri de buydu zaten. Bir tık ile zengin olmuş paraya para demiyor saygın ve ünlü bir iş adamı olmuş olabilirdi. Ama benim için bunlar boştu. Cansu’ya anlattığımda ağzı açık kaldı. Umarım bir daha mekanımıza gelmezler. Canımın sıkılmasını istemiyorum ve yeni işimi huzurla yapmak istiyorum. Yücel benim için yıllar öncesinde kalan bir çocukluk, bir yaz aşkı. 18 yaşındaydık o zaman. Hatta o benden büyüktü. Şimdi herkes kendi hayatına bakmalı.
Deniz kenarına gidince çok mutlu oluyorum. İçime başka bir huzur doluyor. Kötülükleri unutuyorum gözlerimi kapatıp dalıp gidiyorum hayallere. Genelde de tek başıma gitmeyi severim. Ama restoran ya da cafeye değil, kimsenin görüp bilmediği farklı özel ve keşfedilmemiş bir sahil bulurum. Gerekirse arabayla uzak yollara sürer yine bulurum öyle bir yer. Bu Pazar da yine aklıma esti, bir tık ile oynadığım casino rulet oyununu yarım bırakıp yola çıktım. Şirinköy diye bir yer buldum. Biraz şehir dışında kalsa da buna değerdi. Yanıma yiyecek içecek de almıştım. Önce biraz atıştırdım sonra çevreyi gezdim. Aman Allah’ım böyle bir yer olamazdı. Cennete geldim sanki. Masmavi bir deniz, harika bir koy ve yüzlerce çam ağacı. Bir dahaki sefere olta takımlarımı da alacağım. Hatta annemleri de getiririm çok beğenirler eminim. Bu enfes doğa harikalarını zaten kim beğenmez ki.
Uyku insana gerçekten de çok tatlı geliyor. Ama her ne kadar sabah uyanmakta zorlansam da geceleri erken uyuyamıyorum. Çok denedim. Ne kadar yorgun olursam olayım. Erkenden yatınca uyuyamıyorum. Eminim benim gibi olan birçok kişi vardır. Geç yatınca sabah yine uyku problemi başlıyor. İş güç, gezmek tozmak derken gün boyunca uykum var ama ne zaman ki yatmaya hazırlanıyorum ne oluyorsa o uyku yok oluyor. Dizinin bir bölümünü daha izleyeyim, biraz daha oyun oynayayım, birkaç sayfa daha okuyayım, http://www.bonus-casinolar.com sitesinde biraz daha takılayım derken saat ilerliyor ve ben yine geç saatlerde yatıyorum. Bütün gün çeşitli işlere koşturup duruyoruz. Sanırım söz konusu kendimize zaman ayırmak olunca “biraz daha” kavramı önem kazanıyor. Biraz daha seyredeyim, biraz daha takılayım biraz daha oynayayım, biraz daha okuyayım derken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Kendimize ancak geceleri vakit ayırdığımızdan dolayı geç yatmak durumunda kalıyoruz.